Tuesday, January 20, 2009
Wednesday, October 25, 2006
Iyi Bayramlar & Kalbi Tskler..

Buralara bir türlü ugrayamaz oldum. Yogunlugum gecer derken baktim ki yavas yavas dügün telasi baslamakta. Bu yüzden bayram vesilesi ile kisa bir msj birakmak istedim ki, beni merak eden güzel yürekleri daha fazla merakta birakmamak icin. Ben iyiyim. Gelen emaillere cvp veremedigim icin cok üzgünüm sadece. Beni düsündügünüz icin kalbi tesekkürler.
Hakiki ve sonsuz bayrama giden bu yolda, gecirdigimiz ve gecirecegimiz tüm bayramlarin hepimize güzel bir numune olmasi dilegiyle. Iyi bayramlar ve eski bayramlari aratmayacak kadar sevkli nice bayramlara..
Her daim mutlu ve en Emin (C.C.) emanet kalin. Güzel kalbinizden bana yansittiginiz güzel isiklar icin tekrar tesekkürler. En kisa zamanda görüsmek dilegiyle.. :o)
Not: En cok duaya ihtiyac duydugum bu zamanlarda dualarinizdan mahrum birakmayin beni.
Friday, September 01, 2006
Finduk Ye

Findikli Pralinler
Findiklar 5 dk firinlanir ve soguduktan sonra dislari badem ezmesi ile kaplanip eritilmis kuvertüre bandirilir. Kuvertür donduktan sonra üzerine arzuya göre kakao serpistirilir.

Malzemelerin hepsi karistirilir. 180°C’de 20-25 dk firinlanir. Pudra sekeri serpilerek servis yapilir.
Findikli Kirazli (Visneli) Kek

Tüm malzemler sirasiyla eklenir ve kek kalibina bosaltilir. Kiraz/visneler süzüldükten sonra hafif una bulanir (pisme esnasinda tamamen dibine cökmelerini engellemek icin) ve kek harcinin üzerine yayilir. 175°C’de 40-45 dk firinlanir.
Sekerpare

Serbeti icin:
1 yumurtanin sarisini üstü icin ayirirak, diger malzemelerle hamur kulak memesi kivaminda yogrulur. Hamurdan ceviz büyüklügünde yuvarlaklar yapilir ve firin tepsisine aralikli dösenir. Daha sonra üzerine yumurta sarisi sürülüp ortalarina birer findik yerlestirilir. 190°C’de üstü kizarana dek firinlanir. Serbet kaynatilir. Sicak tatliya sicak serbet dökülüp sogumaya/dinlenmeye birakilir.

*Sekerpareleri annem yapti.
Her hakkı bloglararası fındık projesine aittir. Bu yazımla ilgili hiçbir maddi talebim olmayacaktır.
Thursday, August 31, 2006
Finduk Ye#2

Findikli Mürdüm Erikli Pasta
Erikleri cekirdeklerinden ayirip, ortalarindan üst kismina dogru kesilir. Hamur malzemelerinden hamur hazirlanip ve tepsiye dökülür. Mürdüm erikleri sirayla dizilir. Üzerine findik serpistirilip 180’de 30-45 dk firinlanir.

Findikli, Hindistan Cevizli Portakalli Tatli
(10 tane toprak kase icin)
Serbeti icin:
Üstü icin:
Hepsini karistirip kasik yardimiyla toprak firin kaplarin icine bosaltilir. 180°C’de 20 dk firinlanir. Soguduktan sonra hazirladiginiz sicak serbet üzerlerine dökülür.


Findikli Cezerye

Hepsi tencerede yaklasik 2 saat boyunca sürekli karistirarak pisirilir. Hafif sogumayan birakilan harctan cevizden kücük parcalar kopartilip toplar elde edilir. Bu toplar hindistan cevizine bulanir. Soguduktan ve hatta bir gün bekledikten sonra daha leziz olduklari cok kez tecrübe edilmistir :o)

Ayva Tatlisi*
Ayvalari güzelce yikayin. Boyuna olarak ortadan ikiye bölüp cekirdeklerini ayirin. Kabuklarini soyup su, seker ve cekirdekleriyle birlikte ayvalari yaklasik yarim saat pisirin. Daha sonra 1 sb ince kiyilmis findik ve 1 sb sekerle karistirilmis karisimdan ortalarina yerlestirin. Bir yemek kasigi yardimiyla üzerlerine ayvalari pisirdiginiz serbetten ekleyin ve 15 dak. 180°C'de firinlayin.
(*Ayva Tatlisi tarifini uygulayan: Sengül Ucak)
Her hakkı bloglararası fındık projesine aittir. Bu yazımla ilgili hiçbir maddi talebim olmayacaktır.
Friday, March 17, 2006
Lezzet Turu III
Sultanlarin Diyari'ndaki lezzet turumuz devam ediyor..
Isvicre'den koyuluyoruz yola. Bizi Hülya Sultan davet etmisti Cay Saati Sarayina. Yanindayiz ve türk kahvesinin yaninda bol tarcinli nefis Senbuse'lerinden ikram ediyor. Diyor ki; 15. yüzyil tip kitabi Nazmü't-tebayi'de gecmis bu tatlinin adi ve saray mutfaginda Ramazan, bayramlar, sünnet gibi kutlamalarda yapildigi kaydedilmis kaynaklara. Kahvemizi ve tatlimizi yiyip cikiyoruz Izmit'e dogru yola.
Izmit'te Mutfak Güncesi Sarayindan Saziye Sultan beklemekte bizi. Devlet-i Al-i Osmani'nin her yönüyle ilgisini cektigini ögreniyoruz bize sundugu Me'muniyye'leri yerken. Tatlinin adinin nereden aldigini soruyoruz anlatiyor bize. Adini Harun Resid'in oglu Me'mun'dan almis bu tatli. 1469'larda 2. Mehmet'in sofrasindan, bayram senlikleri ve yabanci elcilere verilen davet sofralari icin hazirlanmis. Me'muniyye'lerimizi yiyip cok memnun bir sekilde ayriliyoruz baska bir saraya dogru.
Kestaneler diyari, Osmanli'nin 1. baskenti Bursa'dayiz. Asma Dali Sarayinda Emine Sultan bize nefis Kestaneli Bulgur Pilavi yapmis. 15. yüzyilda yapilan bu yemegin daha sonraki yüzyillarda sofralardan kayboldugunu ve Esref Dede'nin tarifleriyle yeniden sofralara tasindigini ögreniyoruz. Tarifin kaybolmamamis olmasini ve bizimde bu pilavi tadabildigimize cok sevinerekten ayriliyoruz yesil Bursa'dan.
Istanbul'dayiz. Rümeysa Sultan'in Sarayindayiz. Görünce sultanimizi sasiriyoruz. Sanirim en genc sultanlarimizdan kendisi. Bizim icin nefis Acili Kisir yapmis. Kisirimizin tadina bakip ve tsk edip ayriliyoruz kücük sultanimizin yanindan.
Lezîze Sarayi'nin 3 tatli Sultan'inin misafiriyiz. Sahra Sultan bizim icin ilk türkce yemek kitabi olan Melceü't Tabbahin'den Zeytinyagli Enginar hazirlamis. HiKaYe'sini daha sonra anlatacaklarmis. Eger bulabilirlerse bir daha ki ziyaretimizde onlarin dilinden dinlemeyi umud ediyoruz ve bu leziz yemek icin tsk edip devam ediyoruz ziyaretlerimize.
Bir sonra ki duragimiz Istanbul'daki Sonsuz Nimet Sarayi. Sahibesi Hayat Sultan bizi Helvay-i Hakani ile karsiliyor. Nefis görüntüsü ve kokusu olan bu tatlinin dayanamayip hemen tadina bakiyoruz. Vee.. Helvay-i Hakani bizi kalbimizden vuruyor ;o) Tabagimizi bitirip tsk edip Amerika'ya dogru yol aliyoruz.
Cünkü New York'ta bizi Zinnur Sultan bekliyor Bizim Pastane Sarayinda. Gözlerimizi yapmis oldugu nefis tatlilardan alamiyoruz ve hangisiyle baslayacagimizi sasiriyoruz. Zinnur Sultan bizim icin Fistikli Keskül, Kuru Incir Dolmasi, Kaymakli Kayisili Tatli, Safranli ve Fistikli Saray Helvasi, Buz Kasede Hosaf, Bülbül Yuvasi ve Baklava yapmis. Yaptiklarini sunarken yapamadiklarini anlatiyor. Hosafimizi yerken bize neden buz kase icinde sundugunu anlatiyor; ".. Rivayete gore, Osmanli sarayinda hosaf, icine buz parcalari atarak tadini ve goruntusunu bozmamak icin kendi suyu dondurularak yapilan kaseler icinde sunulurmus..". Güzel sohbeti ve bize sundugu tatli ziyafeti icin tsk edip ayriliyoruz.
Yol uzun olunca Fransa'ya ulastigimizda aciktigimizi farkediyoruz. Imdadimiza bizi Sarayi'nda bekleyen Sarah Sultan yetisiyor. Ve bizi cok tatli sözlerle karsiliyor. Ardindan da Kazandibi sunuyor. Tatlimizin tadi mükemmel. Tsk ediyoruz ve bir sonraki davet soframiza dogru yol aliyoruz.
Ankara'da Zeytin Agaci Sarayi'ndayiz. Ev sahibimiz Asli Sultan kelimenin tam anlamiyla "Ser Zevvakin" olmus ve bize öyle bir lezzet sofrasi hazirlamis ki sormayin. Toyga Corbasi, Altüst Böregi, Luhum Pilavi, Kuru Fasulye Pilakisi, Patates Salatasi, Visne Serbeti, Kayisi Hosafi, Saray Lokmasi ve Ishakiye. Saray sofralarindan kalma 'Az yiyen melek, cok yiyen helak' olurmus sözü geliyor aklimiza. Fakat bu kadar nefis yemeklerin karsisinda insan helak olmayi göze alabildigi de bir gercek ;o) Bizim icin zaman ayirip, tek tek arastirip yaptigi bu leziz güzellikler icin tek tek tsk edip ayriliyoruz yanindan.
Yeni annelerimizden Emel Sultan'in Yemek Günlügüm Sarayindayiz. Bize Keskül yapmis. Henüz kendisinin tadma imkani olmadigini fakat yaparken tencereden güzel kokularin yayildigini söylüyor. Nefis tatlimizin tadina bakip, minik pasa icin tekrar saglikli uzun ömürler dileyip, aşi sIkIntilarininda gectigini umud ederek ayriliyoruz.
Ingiltere'de Rustic Sarayinda Betül Sultan'in davet sofrasindayiz. Acili Domates Corbasi ile basliyoruz ve ardindan Hünkar Begendi ve Tas Kebabi, Kabak Dolmasi, Kirmizi Pancar Tursusu, Zeytinyagli Enginar Dolmasi, Gül Hosafi ve Künefe geliyor. Hepsi birbirinden nefis görünen yiyeceklerin tadina bakiyoruz ve memnuniyetimizi belirtip bir baska davet sofrasina dogru yola koyuluyoruz.
Amerika'dayiz tekrar. Bu sefer New Jersey'de. Uzak Köse Sarayinda Alev Sultan karsiliyor kapida bizi. Bizim icin 15. ve 16. yüzyildaki Sultan Sofralarindan yadigar Helva-i Sabuni yapmis. Biz tatlimizin tadina bakarken ögreniyoruz ki; bu helvanin beyazi, kizili, sarisi, mavisi yapiliyormus o zamanlar sünnet dügünü senlikleri icin. Uzun süre de saklanabiliniyormus. Verdigi bilgiler ve leziz tatlisi icin tsk edip ayriliyoruz.
Isvicre'de Dilek Sultan'in davetlisiyiz Dilekce Sarayinda. Bizim icin Lalanga, Zerde ve Bademli Terbiyeli Tavuk Corbasi yapmis. Biz bu nefis yemeklerin tadina bakarken o da Lalanga'nin yapilisini ve Fatih'in en cok sevdigi tatli oldugunu ve o zamanki mutfak ve yemek kültüründen anlatiyor. Tsk ediyoruz ve kücük pasamizla da vedalasip eve dogru yol aliyoruz.
Yolda söyle bir misafir edildigimiz ve en az padisahlar, sultanlar kadar hürmet gördügümüz ziyafet sofralarini düsünüyoruz. Farkli saray mutfaklarindan cikan lezzetleri tadma imkani bulduk ve güzel yürekli sultanlarin sofralarina konuk olduk, yemeklerin HiKaYe'lerini dinledik onlarin agizlarindan. Hepsine tek tek tsk edip; eger sürcilisan ettiysek af olmasini diliyoruz.
Gezdik dolastik. Simdi yine Almanya'dayiz. Bu seferde benim Saray'imin davetlisisiniz. Bende sizlere Sultan Pilavi, Susamli ve Cörekotlu Pide Ekmegi, Irmik Helvasi (Irmik Tatlisi) yaptim. Afiyet ola!
Bu güzel ziyafet sofralarinin ardindan Istanbul'dan Kurabiyee Sarayi sahibesi Elif Sultan'dan davet aldik. Gecte olsa ona da ugramak istedik. Bize Saray Serbeti hazirlamis. Bu ferahlatici serbeti Sultan Vahideddin'in torunu olan Neslisah Sultan tarafindan bir sohbet sirasinda hazirlanip verildigini ögreniyoruz. Memnun kalarak ve tsk ederek oradan ayriliyor ve gezimizi burada tamamliyoruz..
Not: Ey ahali, eger ferman gönderipte davetlerine icap etmeyi unuttugumuz kisiler varsa lütfen hatirlatin.
Isvicre'den koyuluyoruz yola. Bizi Hülya Sultan davet etmisti Cay Saati Sarayina. Yanindayiz ve türk kahvesinin yaninda bol tarcinli nefis Senbuse'lerinden ikram ediyor. Diyor ki; 15. yüzyil tip kitabi Nazmü't-tebayi'de gecmis bu tatlinin adi ve saray mutfaginda Ramazan, bayramlar, sünnet gibi kutlamalarda yapildigi kaydedilmis kaynaklara. Kahvemizi ve tatlimizi yiyip cikiyoruz Izmit'e dogru yola.
Izmit'te Mutfak Güncesi Sarayindan Saziye Sultan beklemekte bizi. Devlet-i Al-i Osmani'nin her yönüyle ilgisini cektigini ögreniyoruz bize sundugu Me'muniyye'leri yerken. Tatlinin adinin nereden aldigini soruyoruz anlatiyor bize. Adini Harun Resid'in oglu Me'mun'dan almis bu tatli. 1469'larda 2. Mehmet'in sofrasindan, bayram senlikleri ve yabanci elcilere verilen davet sofralari icin hazirlanmis. Me'muniyye'lerimizi yiyip cok memnun bir sekilde ayriliyoruz baska bir saraya dogru.
Kestaneler diyari, Osmanli'nin 1. baskenti Bursa'dayiz. Asma Dali Sarayinda Emine Sultan bize nefis Kestaneli Bulgur Pilavi yapmis. 15. yüzyilda yapilan bu yemegin daha sonraki yüzyillarda sofralardan kayboldugunu ve Esref Dede'nin tarifleriyle yeniden sofralara tasindigini ögreniyoruz. Tarifin kaybolmamamis olmasini ve bizimde bu pilavi tadabildigimize cok sevinerekten ayriliyoruz yesil Bursa'dan.
Istanbul'dayiz. Rümeysa Sultan'in Sarayindayiz. Görünce sultanimizi sasiriyoruz. Sanirim en genc sultanlarimizdan kendisi. Bizim icin nefis Acili Kisir yapmis. Kisirimizin tadina bakip ve tsk edip ayriliyoruz kücük sultanimizin yanindan.
Lezîze Sarayi'nin 3 tatli Sultan'inin misafiriyiz. Sahra Sultan bizim icin ilk türkce yemek kitabi olan Melceü't Tabbahin'den Zeytinyagli Enginar hazirlamis. HiKaYe'sini daha sonra anlatacaklarmis. Eger bulabilirlerse bir daha ki ziyaretimizde onlarin dilinden dinlemeyi umud ediyoruz ve bu leziz yemek icin tsk edip devam ediyoruz ziyaretlerimize.
Bir sonra ki duragimiz Istanbul'daki Sonsuz Nimet Sarayi. Sahibesi Hayat Sultan bizi Helvay-i Hakani ile karsiliyor. Nefis görüntüsü ve kokusu olan bu tatlinin dayanamayip hemen tadina bakiyoruz. Vee.. Helvay-i Hakani bizi kalbimizden vuruyor ;o) Tabagimizi bitirip tsk edip Amerika'ya dogru yol aliyoruz.
Cünkü New York'ta bizi Zinnur Sultan bekliyor Bizim Pastane Sarayinda. Gözlerimizi yapmis oldugu nefis tatlilardan alamiyoruz ve hangisiyle baslayacagimizi sasiriyoruz. Zinnur Sultan bizim icin Fistikli Keskül, Kuru Incir Dolmasi, Kaymakli Kayisili Tatli, Safranli ve Fistikli Saray Helvasi, Buz Kasede Hosaf, Bülbül Yuvasi ve Baklava yapmis. Yaptiklarini sunarken yapamadiklarini anlatiyor. Hosafimizi yerken bize neden buz kase icinde sundugunu anlatiyor; ".. Rivayete gore, Osmanli sarayinda hosaf, icine buz parcalari atarak tadini ve goruntusunu bozmamak icin kendi suyu dondurularak yapilan kaseler icinde sunulurmus..". Güzel sohbeti ve bize sundugu tatli ziyafeti icin tsk edip ayriliyoruz.
Yol uzun olunca Fransa'ya ulastigimizda aciktigimizi farkediyoruz. Imdadimiza bizi Sarayi'nda bekleyen Sarah Sultan yetisiyor. Ve bizi cok tatli sözlerle karsiliyor. Ardindan da Kazandibi sunuyor. Tatlimizin tadi mükemmel. Tsk ediyoruz ve bir sonraki davet soframiza dogru yol aliyoruz.
Ankara'da Zeytin Agaci Sarayi'ndayiz. Ev sahibimiz Asli Sultan kelimenin tam anlamiyla "Ser Zevvakin" olmus ve bize öyle bir lezzet sofrasi hazirlamis ki sormayin. Toyga Corbasi, Altüst Böregi, Luhum Pilavi, Kuru Fasulye Pilakisi, Patates Salatasi, Visne Serbeti, Kayisi Hosafi, Saray Lokmasi ve Ishakiye. Saray sofralarindan kalma 'Az yiyen melek, cok yiyen helak' olurmus sözü geliyor aklimiza. Fakat bu kadar nefis yemeklerin karsisinda insan helak olmayi göze alabildigi de bir gercek ;o) Bizim icin zaman ayirip, tek tek arastirip yaptigi bu leziz güzellikler icin tek tek tsk edip ayriliyoruz yanindan.
Yeni annelerimizden Emel Sultan'in Yemek Günlügüm Sarayindayiz. Bize Keskül yapmis. Henüz kendisinin tadma imkani olmadigini fakat yaparken tencereden güzel kokularin yayildigini söylüyor. Nefis tatlimizin tadina bakip, minik pasa icin tekrar saglikli uzun ömürler dileyip, aşi sIkIntilarininda gectigini umud ederek ayriliyoruz.
Ingiltere'de Rustic Sarayinda Betül Sultan'in davet sofrasindayiz. Acili Domates Corbasi ile basliyoruz ve ardindan Hünkar Begendi ve Tas Kebabi, Kabak Dolmasi, Kirmizi Pancar Tursusu, Zeytinyagli Enginar Dolmasi, Gül Hosafi ve Künefe geliyor. Hepsi birbirinden nefis görünen yiyeceklerin tadina bakiyoruz ve memnuniyetimizi belirtip bir baska davet sofrasina dogru yola koyuluyoruz.
Amerika'dayiz tekrar. Bu sefer New Jersey'de. Uzak Köse Sarayinda Alev Sultan karsiliyor kapida bizi. Bizim icin 15. ve 16. yüzyildaki Sultan Sofralarindan yadigar Helva-i Sabuni yapmis. Biz tatlimizin tadina bakarken ögreniyoruz ki; bu helvanin beyazi, kizili, sarisi, mavisi yapiliyormus o zamanlar sünnet dügünü senlikleri icin. Uzun süre de saklanabiliniyormus. Verdigi bilgiler ve leziz tatlisi icin tsk edip ayriliyoruz.
Isvicre'de Dilek Sultan'in davetlisiyiz Dilekce Sarayinda. Bizim icin Lalanga, Zerde ve Bademli Terbiyeli Tavuk Corbasi yapmis. Biz bu nefis yemeklerin tadina bakarken o da Lalanga'nin yapilisini ve Fatih'in en cok sevdigi tatli oldugunu ve o zamanki mutfak ve yemek kültüründen anlatiyor. Tsk ediyoruz ve kücük pasamizla da vedalasip eve dogru yol aliyoruz.Yolda söyle bir misafir edildigimiz ve en az padisahlar, sultanlar kadar hürmet gördügümüz ziyafet sofralarini düsünüyoruz. Farkli saray mutfaklarindan cikan lezzetleri tadma imkani bulduk ve güzel yürekli sultanlarin sofralarina konuk olduk, yemeklerin HiKaYe'lerini dinledik onlarin agizlarindan. Hepsine tek tek tsk edip; eger sürcilisan ettiysek af olmasini diliyoruz.
Gezdik dolastik. Simdi yine Almanya'dayiz. Bu seferde benim Saray'imin davetlisisiniz. Bende sizlere Sultan Pilavi, Susamli ve Cörekotlu Pide Ekmegi, Irmik Helvasi (Irmik Tatlisi) yaptim. Afiyet ola!
Bu güzel ziyafet sofralarinin ardindan Istanbul'dan Kurabiyee Sarayi sahibesi Elif Sultan'dan davet aldik. Gecte olsa ona da ugramak istedik. Bize Saray Serbeti hazirlamis. Bu ferahlatici serbeti Sultan Vahideddin'in torunu olan Neslisah Sultan tarafindan bir sohbet sirasinda hazirlanip verildigini ögreniyoruz. Memnun kalarak ve tsk ederek oradan ayriliyor ve gezimizi burada tamamliyoruz..Not: Ey ahali, eger ferman gönderipte davetlerine icap etmeyi unuttugumuz kisiler varsa lütfen hatirlatin.
Thursday, March 16, 2006
Lezzet Turu II
Bugün erken ciktik ki yola; daha fazla bekletmiyelim bize fermanla davet gönderen sultanlari. Dilegimiz konuk olabilmek saray sofralarina ve daha fazla bekletmemek sultanlarimizi..
Bugünkü ilk duragimiz, Saray ziyaretimiz Ankara'da. Ev Cini Sultan karsiliyor bizi. 16. yüzyildan Dane-i Yesil (Yesil Sebzeli Pilav) ve 19. yüzyildan Soganli Yumurta yapmis bize ki sormayin. Yemeklerimizin tadina bakarken o günlerden kalma Kilercibasi HiKaYe'sini anlatiyor Ev Cini Sultan ve kendisine haksizlik yaparak; kesinlikle o zamanlar kilercibasi olamiyacagini acikliyor bize. Padisah'i canlandirisi ve "Tiz vurun kellesine" sözlerine epey bir güldük :o) Dilegine katiliyor ve o zamanlardan kalma Ramazan'in 15.'de yasanan bu güzel adeti biz tekrar canlandirabiliriz diye umud ediyoruz.
Oradan ayriliyoruz cünkü bizi Tokyo/Japonya'da Olsai Sultan bekliyor. Bize Osmanli Mutfagina ait arzu ettigi bir tarif bulamayinca Kirgiz Mutfagindan tatlar hazirlamis. Kirkiz ve Kazaklarin en meshur yemegi Besparmak, bayram ve dügün sofralarini süsleyen Sansa ve katmere benzeyen Kat-Kat-Tokoc yapmis. Bu nefis yemekleri nasil yaptigini dinliyor tadlarina bakip oradan ayriliyoruz.
Istanbul'dabizi Peynir Gemisi Sarayindan Elvan Sultan bekliyor. Kendisinde özel nostaljik bir anisi olan Pekmezli Kara Helva yapmis. Neden nesilden nesile aktarildigini daha iyi anlayabiliyoruz tadina baktiktan sonra. Helvanin Osmanlı Saray mutfaginin en önemli lezzetlerinden biri oldugunu ve o zamanki saraylarda bulunan Helvahane Ocaklarindan anlatiyor bize Elvan Sultan.
Bir dahaki duragimiz Izmit. Nefis ekmek kokularinin yayildigi bir sarayin önünde aliyoruz solugu. Kapiyi bize Binnur Sultan aciyor. 15. ve 16. yüzyilda Osmanli Saray Mutfaginda Sultan Sofralari icin yapilan nefis bir tatli hazirlamis. Tatlimizin adi Birinc Herisesi. Tarifini istedik bize Sirvani'nin agzindan anlativerdi. Kendisine gecmis olsun dileklerimizi iletip, onun bu güzel "sarayi"nda bizi konuk ettigi icin tsk edip ayrildik oradan.
Istanbul'a geciyoruz. Portakal Agaci Sarayinda bizi Hatice Sultan beklemekte. Saray Mutfaklarinda yapilan ve 2. Abdülhamit'in düzenledigi ziyafetin kayitlarinda gecen Acem Pilavi hazirlamis bizim icin. Nefis görüntüsü ve kokusu olan bu pilavin tadi da müthis. Bizim icin son anda yapip ve bizi de davet ettigi icin tsk edip ayriliyoruz oradan.
Istanbul'dan ayrilmiyoruz. Cünkü Bir Tutam Sevgi Sarayina davetliyiz. Bizi Yesim Sultan iceriye buyur ediyor. Hösmerim yapmis. Nasil yaptigini anlatiyor biz tatlilarimizi yerken. Icine bi tutamdan fazla sevgi kattigi da belli oluyor. Ellerine saglik diyip bi baska saraya dogru yol aliyoruz.
Mersin'deyiz Derya Sultan'in misafiriyiz. Ve bize Hünkar Begendi sunuyor. Beraberinde de 2 tane HiKaYe'sini anlatiyor bu yemegin. Can kulagiyla onu dinliyor ve Derya Sultan gibi yemek meraklasi olan ablasi Elif Sultan'a slmlarimizi iletip oradan da ayriliyoruz.
Istanbul'dayiz. Ve Devletsah Sarayinin kapilari acik bizi bekliyor Devletsah Sultan. Bize Tugrul Savkay'in Osmanli Yemekleri adli kitabindan nefis bir yemek yapmis. Kiremit Kebabi. Bu tarz kiremitlerin zor bulundugunu ögreniyoruz Sultanimizdan. Zahmete girip bu yemegi bizim icin yaptigi ve davet ettigi icin tsk edip yanindan ayriliyoruz.
Nezaket Sultan davet etmis Konya'ya Acik Büfe Sarayina. Ve bizde oradayiz. Tam mevsimi gelmis iki sebzeyi birlestirerek bize Ic Baklali Enginar yapmis. Osmanli mutfagi ve o zamanki gerekli el becerisi, egtim ve tecrübe gerektiren teknikler hakkinda faydali bilgiler aliyoruz. Bilgiler ve leziz yemegi icin tsk ediyor Istanbul'a gidiyoruz.
Orada bizi Onur Sultan bekliyor Sarayinda. Bizim icin 2 tane yemek hazirlamis. Dügün Corbasi ve Hünkar Begendi yapmis. Nefis corbalarimizi yudumluyor ve ardindan Hünkarimizin iyiki begendigi yemegi yiyor oradan tsk edip ayriliyoruz.
Adapazari'nda Ece Sultan bekliyor bizi Erguvan Sarayinda. Bizim icin Osmanli'da Helvay-ı Hakanî’nin bir cesidi olan nefis Un Helvasi ve yanina Soganli Yumurta yapmis. Her ikisinin tadina bakiyor ve tsk ederek oradan ayriliyoruz.
Graphomane Sarayinda Özlem Sultan'in misafiriyiz. Derslerine ve yogun temposuna ragmen bizler icin Ali Nazik ve Havuclu Pilav yapmis. Ondan Gaziantep mutfagi ve Ali Nazik hakkindaki anisini dinliyor, tsk edip Istanbul'a gidiyoruz.
Hayris Sultan bekliyoruz bizi. Bizim icin Salcali Köfte yapmis. Biz bu nefis yemegin tadina bakarken o da bize nasil yaptigini anlatiyor. Bizi davet ettigi icin tsk edip Konya'ya dogru yol aliyoruz.
Feyza Sultan bize neler yapmamis ki?! Domatesli Pilav, Tas Kebabi, Yumurta Helvasi ve Firinda kizarmis Pilic. Bize pilav ve kebaplarin mutfagimizdaki yerini anlatiyor. Tas Kebabi tarifini osmanlica olarak aktarmakla kalmiyor Esref Dede'nin Risalesi'nden Helva HiKaYe'sini paylasiyor. Ve bütün bunlara ek olarak Anadolu'da Tandir'da Pilic'in nasil kizartildigini anlatiyor. Ona bu paylasimlarindan ve yapmis oldugu leziz yemeklerden ötürü tsk edip ayriliyoruz.
Kanada'dayiz. Burada Hanife Sultan davet etti bizi. Hosmerim yapmis bizim icin. Hosmerim'in Balikesir'e ait bi tatli oldugunun yani sira kücük HiKaYe'sini anlatiyor Sultanimiz bize. Aslinda 'Hos mu erim' yerine 'cok hos hatunum' olmasi lazimmis bu tatli ;o)
Bir mani ile simdilik son verelim gezimize:
Aksamdan pilavi pisirdim
Gene karnim sisirdim
Ben cok mani bilecektim ama
Yine defterimi yolda düsürdüm..
Bugünkü ilk duragimiz, Saray ziyaretimiz Ankara'da. Ev Cini Sultan karsiliyor bizi. 16. yüzyildan Dane-i Yesil (Yesil Sebzeli Pilav) ve 19. yüzyildan Soganli Yumurta yapmis bize ki sormayin. Yemeklerimizin tadina bakarken o günlerden kalma Kilercibasi HiKaYe'sini anlatiyor Ev Cini Sultan ve kendisine haksizlik yaparak; kesinlikle o zamanlar kilercibasi olamiyacagini acikliyor bize. Padisah'i canlandirisi ve "Tiz vurun kellesine" sözlerine epey bir güldük :o) Dilegine katiliyor ve o zamanlardan kalma Ramazan'in 15.'de yasanan bu güzel adeti biz tekrar canlandirabiliriz diye umud ediyoruz.
Oradan ayriliyoruz cünkü bizi Tokyo/Japonya'da Olsai Sultan bekliyor. Bize Osmanli Mutfagina ait arzu ettigi bir tarif bulamayinca Kirgiz Mutfagindan tatlar hazirlamis. Kirkiz ve Kazaklarin en meshur yemegi Besparmak, bayram ve dügün sofralarini süsleyen Sansa ve katmere benzeyen Kat-Kat-Tokoc yapmis. Bu nefis yemekleri nasil yaptigini dinliyor tadlarina bakip oradan ayriliyoruz.
Istanbul'dabizi Peynir Gemisi Sarayindan Elvan Sultan bekliyor. Kendisinde özel nostaljik bir anisi olan Pekmezli Kara Helva yapmis. Neden nesilden nesile aktarildigini daha iyi anlayabiliyoruz tadina baktiktan sonra. Helvanin Osmanlı Saray mutfaginin en önemli lezzetlerinden biri oldugunu ve o zamanki saraylarda bulunan Helvahane Ocaklarindan anlatiyor bize Elvan Sultan.
Bir dahaki duragimiz Izmit. Nefis ekmek kokularinin yayildigi bir sarayin önünde aliyoruz solugu. Kapiyi bize Binnur Sultan aciyor. 15. ve 16. yüzyilda Osmanli Saray Mutfaginda Sultan Sofralari icin yapilan nefis bir tatli hazirlamis. Tatlimizin adi Birinc Herisesi. Tarifini istedik bize Sirvani'nin agzindan anlativerdi. Kendisine gecmis olsun dileklerimizi iletip, onun bu güzel "sarayi"nda bizi konuk ettigi icin tsk edip ayrildik oradan.
Istanbul'a geciyoruz. Portakal Agaci Sarayinda bizi Hatice Sultan beklemekte. Saray Mutfaklarinda yapilan ve 2. Abdülhamit'in düzenledigi ziyafetin kayitlarinda gecen Acem Pilavi hazirlamis bizim icin. Nefis görüntüsü ve kokusu olan bu pilavin tadi da müthis. Bizim icin son anda yapip ve bizi de davet ettigi icin tsk edip ayriliyoruz oradan.
Istanbul'dan ayrilmiyoruz. Cünkü Bir Tutam Sevgi Sarayina davetliyiz. Bizi Yesim Sultan iceriye buyur ediyor. Hösmerim yapmis. Nasil yaptigini anlatiyor biz tatlilarimizi yerken. Icine bi tutamdan fazla sevgi kattigi da belli oluyor. Ellerine saglik diyip bi baska saraya dogru yol aliyoruz.
Mersin'deyiz Derya Sultan'in misafiriyiz. Ve bize Hünkar Begendi sunuyor. Beraberinde de 2 tane HiKaYe'sini anlatiyor bu yemegin. Can kulagiyla onu dinliyor ve Derya Sultan gibi yemek meraklasi olan ablasi Elif Sultan'a slmlarimizi iletip oradan da ayriliyoruz.
Istanbul'dayiz. Ve Devletsah Sarayinin kapilari acik bizi bekliyor Devletsah Sultan. Bize Tugrul Savkay'in Osmanli Yemekleri adli kitabindan nefis bir yemek yapmis. Kiremit Kebabi. Bu tarz kiremitlerin zor bulundugunu ögreniyoruz Sultanimizdan. Zahmete girip bu yemegi bizim icin yaptigi ve davet ettigi icin tsk edip yanindan ayriliyoruz.
Nezaket Sultan davet etmis Konya'ya Acik Büfe Sarayina. Ve bizde oradayiz. Tam mevsimi gelmis iki sebzeyi birlestirerek bize Ic Baklali Enginar yapmis. Osmanli mutfagi ve o zamanki gerekli el becerisi, egtim ve tecrübe gerektiren teknikler hakkinda faydali bilgiler aliyoruz. Bilgiler ve leziz yemegi icin tsk ediyor Istanbul'a gidiyoruz.
Orada bizi Onur Sultan bekliyor Sarayinda. Bizim icin 2 tane yemek hazirlamis. Dügün Corbasi ve Hünkar Begendi yapmis. Nefis corbalarimizi yudumluyor ve ardindan Hünkarimizin iyiki begendigi yemegi yiyor oradan tsk edip ayriliyoruz.
Adapazari'nda Ece Sultan bekliyor bizi Erguvan Sarayinda. Bizim icin Osmanli'da Helvay-ı Hakanî’nin bir cesidi olan nefis Un Helvasi ve yanina Soganli Yumurta yapmis. Her ikisinin tadina bakiyor ve tsk ederek oradan ayriliyoruz.
Graphomane Sarayinda Özlem Sultan'in misafiriyiz. Derslerine ve yogun temposuna ragmen bizler icin Ali Nazik ve Havuclu Pilav yapmis. Ondan Gaziantep mutfagi ve Ali Nazik hakkindaki anisini dinliyor, tsk edip Istanbul'a gidiyoruz.
Hayris Sultan bekliyoruz bizi. Bizim icin Salcali Köfte yapmis. Biz bu nefis yemegin tadina bakarken o da bize nasil yaptigini anlatiyor. Bizi davet ettigi icin tsk edip Konya'ya dogru yol aliyoruz.
Feyza Sultan bize neler yapmamis ki?! Domatesli Pilav, Tas Kebabi, Yumurta Helvasi ve Firinda kizarmis Pilic. Bize pilav ve kebaplarin mutfagimizdaki yerini anlatiyor. Tas Kebabi tarifini osmanlica olarak aktarmakla kalmiyor Esref Dede'nin Risalesi'nden Helva HiKaYe'sini paylasiyor. Ve bütün bunlara ek olarak Anadolu'da Tandir'da Pilic'in nasil kizartildigini anlatiyor. Ona bu paylasimlarindan ve yapmis oldugu leziz yemeklerden ötürü tsk edip ayriliyoruz.
Kanada'dayiz. Burada Hanife Sultan davet etti bizi. Hosmerim yapmis bizim icin. Hosmerim'in Balikesir'e ait bi tatli oldugunun yani sira kücük HiKaYe'sini anlatiyor Sultanimiz bize. Aslinda 'Hos mu erim' yerine 'cok hos hatunum' olmasi lazimmis bu tatli ;o)Bir mani ile simdilik son verelim gezimize:
Aksamdan pilavi pisirdim
Gene karnim sisirdim
Ben cok mani bilecektim ama
Yine defterimi yolda düsürdüm..
Wednesday, March 15, 2006
Lezzet Turu I
Evet.. Derken yeni bir YE# günü geldi. Bakalim hangi saraylarda kimlere konuk olacagiz ve neler bekliyor bizi?! Beni en cok heyecanlandiran; hem gezip, hem bu leziz yemeklerin tadina bakmakla kalmayip beraberinde ruhumuzu oksayan nefis HiKaYe'leri saray sahiplerimizden dinlemek ve aktarmak olacak.
Lezzet turumuzun ilk davetini Sule Sultan'dan aldik ve hemen Kanada/Richmond Hill dogru yola koyulduk. Orada bizi nefis bir Ezo Gelin Corbasi bekliyordu. Corbalarimizi yudumlarken Sule Sultan bize Ezo Gelin'nin HiKaYe'sini anlatti. Biraz hüzünlendik fakat üstüne nefis asureleri yiyince unutuverdik HiKaYe'nin verdigi hüznü. Bol köpüklü türk kahvelerimizi de yudumladiktan sonra tsk edip ayrildik oradan.
Uzun bir yolun ardindan Ankara'ya SibelSultan'a konuk olduk. Sibel Sultan bizim icin Borani-i Hassa (Ispanak Boranisi) ve Su Muhallebesi yapmis. Borani-i'nin icindeki baharat karisimi cok hos bir tad birakti damagimizda. Pek bir memnun kalarak ayrildik yanindan.
Ve hemen solugu Hanimis Sarayinda aldik. Bize kapidan girer girmez Fatih Millet Kütüphanesi'deki el yazmali "Etterkibat fi Tabhil Halviyyat" adli osmanlica el yazmali bir kitaptan bahsetti ve bize 1976 yili baskili Altın Tabak Ansiklopedisi'nden yaptigi Terkibi Çeşmei Şir (Aslangözü Helvasi) sundu. Bu bastan cikartici tatlimizin tadina bakip ve memnun kalip ayrildik.
Bizi Istanbul'da Ipek Sultan'a bekliyordu. Üsümüstük ve bu nefis Dügün Corbasi icimizi isitti ve yorgunlugumuzu aldi. Corbalarimizi yudumladiktan onlara grip salginindan kurtulmalari icin sifa dileklerimizi aktarip, Sultanimizin ogulcugu Deniz ve kedicigi Pasa'yi da selamlayip ayrildik oradan.
Cebimizden cikardigimiz davet listemizin bugünlük son ziyaretimizi yapacagimiz kisinin Yemek Cini Sarayi oldugunu gördük ve hemen zili bastik. Seyma Sultan bize Yalanci Keskül yapmis. Tatlilarimizi yedik güzel bir sohbetten sonra oradan ayrildik.
Saray sofralarina konuk olup kendimizi Sultan'lar gibi hissetmenin ayricaligi ve verdigi keyif ile yarin ki gezecegimiz ziyafet sofralarinda bulusmak dilegiyle..
Lezzet turumuzun ilk davetini Sule Sultan'dan aldik ve hemen Kanada/Richmond Hill dogru yola koyulduk. Orada bizi nefis bir Ezo Gelin Corbasi bekliyordu. Corbalarimizi yudumlarken Sule Sultan bize Ezo Gelin'nin HiKaYe'sini anlatti. Biraz hüzünlendik fakat üstüne nefis asureleri yiyince unutuverdik HiKaYe'nin verdigi hüznü. Bol köpüklü türk kahvelerimizi de yudumladiktan sonra tsk edip ayrildik oradan.
Uzun bir yolun ardindan Ankara'ya SibelSultan'a konuk olduk. Sibel Sultan bizim icin Borani-i Hassa (Ispanak Boranisi) ve Su Muhallebesi yapmis. Borani-i'nin icindeki baharat karisimi cok hos bir tad birakti damagimizda. Pek bir memnun kalarak ayrildik yanindan.
Ve hemen solugu Hanimis Sarayinda aldik. Bize kapidan girer girmez Fatih Millet Kütüphanesi'deki el yazmali "Etterkibat fi Tabhil Halviyyat" adli osmanlica el yazmali bir kitaptan bahsetti ve bize 1976 yili baskili Altın Tabak Ansiklopedisi'nden yaptigi Terkibi Çeşmei Şir (Aslangözü Helvasi) sundu. Bu bastan cikartici tatlimizin tadina bakip ve memnun kalip ayrildik.
Bizi Istanbul'da Ipek Sultan'a bekliyordu. Üsümüstük ve bu nefis Dügün Corbasi icimizi isitti ve yorgunlugumuzu aldi. Corbalarimizi yudumladiktan onlara grip salginindan kurtulmalari icin sifa dileklerimizi aktarip, Sultanimizin ogulcugu Deniz ve kedicigi Pasa'yi da selamlayip ayrildik oradan.
Cebimizden cikardigimiz davet listemizin bugünlük son ziyaretimizi yapacagimiz kisinin Yemek Cini Sarayi oldugunu gördük ve hemen zili bastik. Seyma Sultan bize Yalanci Keskül yapmis. Tatlilarimizi yedik güzel bir sohbetten sonra oradan ayrildik.Saray sofralarina konuk olup kendimizi Sultan'lar gibi hissetmenin ayricaligi ve verdigi keyif ile yarin ki gezecegimiz ziyafet sofralarinda bulusmak dilegiyle..
YE#8: Saray Mutfagi
Padisahlarin, sultanlarin sofralarina konuk olalim istedim bu ay. Biraz o eski günlere gidip; kiyida kösede unutulmaya yüz tutmus yemek HiKaYe'lerini hatirlamak ve ögrenmekti amacim. Hayat'in da dedigi gibi blog ahalimize nacizane ferman gönderildi ve davet sofralari hazirlanmaya baslatildi..Benim okudugum kaynaklara göre Fatih Sultan Mehmet'in babasi 2. Sultan Murat zamanina kadar saray sofralari oldukca sadeymis. Osmanli mutfaginin gelisip olusmasi 2. Murat döneminden sonra baslamis. Bir davet sofrasinda 100 cesit yemek bulunur ve bu yiyeceklerin yaninda serbetler ikram edilirmis konuklara. Yemeklere bastaci olan corbalarla baslanir, ardindan pirinc, bulgur ya da kuskustan yapilan envai cesit pilavlar esliginde sunulan et yemekleri ile devam edilirmis. Bu yemeklerin yaninda yöreye has ezmeler, tursular ve yogurt sunulurmus. Dügünlerde pilav üzerine zerde süslermis davet sofralarini. Hamur isleri börekler ve tatlilar olarak ikiye ayrilir; börekler genelde sicak yenilir - tatlilar; hamur tatlilari, süt tatlilari ve meyve tatlilari olarak 3 türlü bölüme ayrilinirmis. Yemek bitince davetlilere gösterilen ilgiyi ve saygiyi bir daha gösterebilmek adina; gül suyu ya da buhur suyu (icinde öd agaci, misk, sandalagaci ve amber bulunan) sular sunulurmus ellerini yikayabilmeleri icin davetlilerin.

S u l t a n P i l a v i (4-6 kisilik)
Tarif: Entführung in den Serail (Özcan Ozan)
(Topkapi Sarayinda yasayan Sultan'lara cok sikica yapilan ve cacik eslinde sunulan bir yemek).
Pilav:
Bir tencerede tereyagi eritilir ve icine pirinc ilave edilerek yaklasik 2 dk karistirilir. Ardindan kaynar tavuk suyu ve tuz eklenir ve pilav orta dereceli ateste 15 dk. pisirilmeye birakilir. Diger tavada küp küp dogranmis patlicanlar yagda kizartilir. Pisen pilav biraz dinlendikten sonra maydanoz (yada dereotu) ilave edilerek harmanlanir. Servis tabagina aldiginiz pilavin üzerine patlicanlar serpistirilir. Etli bi yemek olsun diyorsaniz (tarifte vardi) minik kizartilmis top köfteciklerle servis edebilirsiniz.

Sofraların temel yemegi her zaman corba ve ekmek. Türk mutfagi ekmeksiz düsünelemedigi icin ayni kitaptan Susamli ve Cörek Otlu Pide Ekmegi'ni denemek istedim. Tarif 4 pidelikti ve ben malzemelerin 1/2'ni kullanarak minik pidecikler yaptim.
S u s a m l i ve C ö r e k O t l u P i d e E k m e g i
(2 adet pide icin)
Üstü icin:
Maya, seker bir fincan ilik suda iyice eritilir ve 10 dk bekletilir. Mayali karisima 125 gr un ilave edilir ve iyice karistirilir. Bu karisim yarim saat bekletildikten sonra geri kalan un, tuz ve su ile tekrar yogrulur ve 1 h daha bekletilmeye birakilir. Normalde ikiye bölüp 2 tane pide elde edebilirsin bu hamurdan. (Ben pidecikler yapmak istedigim icin merdane yardimiyla acip bir fincan agziyla pidecikler elde ettim). Tepsiye dizilen pidelerin üzerine mutfak bezi örtülür ve 20 dk. bekletilir. Ardindan yumurta sarisi ve süt karistirilir pidelerin üzerine sürülür. Ve susam ile cörek otu serpistirilir. 230°C'de 10 dk firinlanir.

Dogumlarda, ölümlerde, askere giderken, hac dönüsü, okula baslayan cocuklar icin, yeni bir eve sahip olunca, okul bitince, yagmur dualarinda, kuzunun sütten kesilme günü olan "yogurt bayrami"da, "cigdem dügünü"nüde (ilk cigdemlerin görüldügü gün) osmanli evlerinde mutlaka cesitli helvalar yapilir ve ese dosta dagitilirmis.
I r m i k H e l v a s i (Irmik Tatlisi)
Rugan-ı sadeyi (tereyagi) tencerede yakip, yarım kıyye irmigi azar azar koyarak karistirir iken ic kabugu soyulmus badem dahi ilave ile bademler kizarinca pisirildikte toz seker, yarim kıyye su ile kaynamis yarim kıyye dahi süt ikisi dahi kaynar oldugu halde is bu meyanenin üzerine de’faten koyup karistirip kapagini kapayalar. Bir zeyrek meksden sonra üzerine gülsuyu serpip tabaga vaz edip tenavül buyrula.


*Baska Saray Lezzetleri: Gül Böregi + annemin Asure'si (yukaridaki foto) + zerde tarifi.
Kaynaklar: 1, 2, 3, 4
Wednesday, February 22, 2006
YE#8: Saray Mutfagi

©Haci Abdullah - Logo Tasarimi: yEsiL
Bu ayki YE etkinliginin ev sahibi benim ve etkinlik konumuz ise Saray Mutfagindan Lezzetler.
Osmanli saray mutfagina (Matbah-ı Âmire'lerden) günümüzün modern ve cok kültürlü mutfaklarina tasinan ve tasinamayip, kitap defter sayfasinda gizli kalmis sofralarimiza konuk edecegimiz bol HiKaYe'li yemekleri, tatlilari YE#8 icin yapalim istedim.
Katilmak icin yapmaniz gereken 15 Mart'a kadar Saray Mutfagindan tarifinizi hazirlamak, 15 Mart günü sitenizde yayinlamak ve hikaye@gmx.de adresine linkinizi ve katildiginiz sehir ve ülke ismini yollamak. Siteniz/blogunuz olmasa da, Saray Mutfagi-Ye'ye katilabilirsiniz. Tarifinizi ve resmini ayni adrese yollamaniz yeterli. Daha once yaptiginiz gibi, yeni logoyu sitenize koyarak katilimin artmasina yardimci olursaniz sevinirim.
Tuesday, February 14, 2006
Thursday, February 09, 2006
1 yil..

©Viktoriya Romanenko
Hikayee 1. yasinda ve beraberinde farkli farkli ocaklarda, evlerde pisen güzel asure kokulari esliginde kutluyor bu bereketli, dualarin kabul oldugu günü..
Biraktiginiz msjlar, mailler icin tskler. Ben saglik afiyet icindeyim. Yoklugumda 2 hafta Denizli'de uzun zamandir rahatsiz olan dayimin yanindaydim, ..
Hikayee'miz bitmedi henüz! Sevgiyle.. Isikla.. Asureyle.. Hikayee'nin 1 yili ile.. :o)
Wednesday, January 11, 2006
Iyi Bayramlar..

©Engin Kaban
.. Bir kurban, bazen bir gecenin yuvarlanip ahdini unutan nesidelerinde dökülen gül yapraklarina döndürür gözyaslarimizi. Bize cok yakin olana, cok uzaklardan bir yakinlik dilegi icin, kehribar gündüzlere sürme cekmek üzere bir sürmeli koyun can verir, san bulur; ser verir hüsn-ü an bulur. .. Bu bizim kurbanimiz; Ismail olana sabir ve teslimiyet, Ibrahim olana azim ve niyet.
Kurban yakinliktir madem, Sen yakinligini ver bize ey yakinligina muhtac oldugum/uz!
©I. Pala (Kirk Güzeller Cesmesi/Kapi Yay.2004)
Sunday, January 08, 2006
Istanbul: 03.-10.12.2005

Bir bayram arifesi Ramazan Bayramina bir kac gün kala aldigimiz Istanbul biletlerimizi hatirladim ve zamanin ne cabuk gectigini farkettim. Ve ben hala Istanbul fotolarini yayinlayamadim :o( Ama artik bu süreci daha fazla uzatmak istemiyorum ve yayinliyorum bazi gezi hatiralarimi.. Hava da cok güzeldi. Aralik oldugunu inanmak güctü..

Aslinda gezimiz süresince Büyük Londra Hotelinde kalacaktik. Ilk geceyi sabahin erken saatlerinde geldigimiz icin orada gecirdik. Ve hic birseyinden memnun kalmadigimiz ve fazla hijyenik olmayan otelden ertesi sabah ayrilik. Daha sonra ki günlerimizi Cihangir'deki Villa Zürich'te gecirdik. Marti sesleriyle güne uyanmak gibisi yok! Hotelde ufak tefek degisiklikler olmus. Eskiden kahvaltimizi yaptigimiz mekan simdi Atif Yilmaz'in esi tarafindan isletilen 'Leyla' adli güzel bir cafe-bar olmus. Ama böylesi cok iyi olmus. Bu sayede sabahlari kahvaltimizi Doga Balik'in muhtesem manzarasi ve martilar esliginde uzunca yaptik. Sadece kanal D'de yapilan türkü yarismasi arkadaslarinin yanik türkülerinden sikayetciydik biraz ;o)

Kahvalti manzaralarimiz..

Bazi aksamlar hotele geldikten sonra bolca caylarini tükettigimiz Doga Balik'in gece manzarasi.. Aslinda üst kattaki 706'da görüntü daha güzeldi. Fakat oradan hic gece manzarasini cekmemisim :o(

Eminönü Zyndan'dan manzaralar..


Galata Kulesi..

Ve maalesef Istiklal Cad.'deki manzaradan cok sikayetci olduk. Camur ve insaatan en cok ayakkabilarim ve bir defada cebim nasibini aldi..

Kirac konseri bizi büyük hayal kirikligina ugratti..

Ve gelelim tekrar güzel seylere.. Benim bu tatilden en cok burada da eksikligini duydugum sey taze sIkIlmis Nar Suyu. Nefis birsey!

Hedefimizin Ortaköy oldugu bir günde yolumuza cikan Besiktas'taki Yildiz Park'inda cok güzel ve sakin zaman gecirdik..


Yildiz Parki..


Daha sonra Karaköy iskelesinden Üsküdar'a gectik. Hedefimiz olan Kiz Kulesi'ne ulastik. Karaya ulastigimizda hava kararmaktaydi ve yagmur yagiyordu. Bizde oradan dogru Kanaat Lokanta'sina gittik. Oradaki su sisesi kapaklari ve özellikle ekmegin üzerindeki etiketler bizi cocuklugumuza götürdü..


Baska neler yaptik?! 6 aralikta Yildizlarin Altinda'ya gittik..

Sanirim suana kadar disarda ictigim en iyi türk kahvelerden birisi Kaffeehaus Istanbul'taki.. Fincanlara da bayildim. Ögrendik ki Kütayha Porselenmis..


Bir yazarin dedigi gibi: "Pay-i taht Lu'lutu'l-Alem (dünya incisi) bir sehrin mühürlü semasiyla birlesinde ortaya dayanilmaz ve vazgecilmez bir lezzet cikiyor.. Amak- i hayal kaldi..".
Güzel bir tatildi. Veda gecemizi 9 aralik cuma aksami Hüsnü Senlendirici ile yaptik..


Saturday, December 31, 2005
Yenilikler..

Uzun bir ara verdim istemeyerekten :( Sevgili Hatice'nin 1 gün öncesi bizim evde yasandi ayni tatli telas..
Ayni aksam sevgili arkadasim Nülüfer'in minik oglu Kerim'de 23.14'de dünyaya gelmesi; bu bizim icin özel güne ayri bir özellik + güzellik katti. Hosgeldin Kerim'cik ve Allah uzun ömürler nasip etsin sana ve sevgili annene, babana ve kardesine!
Dilerim bizimle birlikte ayni günlerde sözlenenler ve diger tüm birliktelige adim atan veya atacak olan ciftlere Rabbim iki cihanda mutlu kilar ve muhabbetlerini artirir! Askullah Ask'larini/mizi kolay ve daimi kilsin!
Yeni yilinizda simdiden kutlu olsun. Mutluluk, huzur, saglik, sevgi dolu ask eksenli günler getirsin beraberinde!
Yine yeniden yeni bir yil ile..
Saturday, December 17, 2005
Şeb-i Arus

©Baykal Tülek
Aşkı anlatmak, açıklamak için ne söylersem söyleyeyim, kendim aşka gelince, aşkı hissedince söylediklerimden utanırım. Her bahsi yazmakta koşup duran kalem, aşk bahsi gelince dayanamadı, ortasından yarıldı.. (Mesnevi, I / 112, 114)
Hz. Mevlânâ'nın Hakk'a vuslatının bir yıldönümü daha düğün coşkusuyla kutlanıyor. Aşkın ılık bazen de yakıcı rüzgârlarıyla gönül güllerinin yaprakları ihtizaza gelenler, yine Aşıklar Sultanı'nın huzurunda cem oluyor.. ©I. Pala
Thursday, December 15, 2005
Ye#5: Kestane

Aslinda Istanbul fotolariyla tatilden sonra 'Merhaba' demek istemistim. Bugün ayin 15 oldugunu, beraberinde aylik Yemek Etkinligi zamaninin geldigini görünce daha evvel (bayram ve bayram sonrasi) yaptigim 2 kestaneli tarife öncelik tanidim. Bu ay ki etkinligimizin konusu Kestane ve ev sahibimiz sevgili Devletsah :o)
Kestaneli Yas Pasta

Hamuru icin:
Kremasi icin:
Üstü icin:
Hamuru icin tüm malzemeler bir kabin icinde güzelce karistirilir ve 180°C'de yaklasik 25 dakika pisirilir. Soguyan kek ortasindan kesilir. Kekin alt bölümünün ortasindan fazla belli olmayacak sekilde 1 yk kadar kek hamuru alinir (üstü icin). Krema seker ile cirpilir ve en son kestane ilave edilir. Pastanin orta kismina gelecek sekilde kremanin 1/2 sürülür. Daha sonra kalan krema kekin üst kismina sürülür. Üstüne iri cekilmis kestane ve pastanin icinden aldigimiz pismis pasta hamuru üfelenilir. Servis yapilmadan önce üstüne bolca kakao eleyerek servis yapilir. Afiyet olsun! 
Cikolatali Kestane Sekerleri
Kestane blenderde ince cekilir. Icine serbet ilave edilerek burada ve suradaki gibi kestane formu verilir. Arzu edildigi sekilde brenmari usulü eritilmis kuvertüre bandirilir. Afiyet olsun!
Tuesday, December 13, 2005
...
Bahardı.. İçerde, Âmine'nin kucağında, nur ile yıkanmış bir GüL kokusu vardı.. Kaç bin senedir beklenen yâr, meğer o yârdı. Arasına sınır taşları dikilmiş zamanın saadet damıttığı çağlar, işte o çağlardı. Gece seherlere uzardı ve dudaklarında Âmine'nin "Gülüm!" diyen bir gülümseme tekrarbetekrardı.Sevgili o gece bir "GüL" oldu ve beşeriyet gülü bir cins ad olmaktan o gün çıkardı..
©I. Pala 13.05.2003
Friday, December 02, 2005
Thursday, December 01, 2005
Monday, November 21, 2005
Özlem..

İşte tam bu noktada bir yazıcının tadabileceği en müthiş korkulardan birini tadıyorum. Yazdıklarını yaşamak / yaşadıklarını yazmak / ilahi bir senaryoyla yaşatılıp yazdırılmak vesaire.. Tüm bu karmaşa eğer bir deli değilseniz ziyadesiyle ürkütebilir insanı. Hele hele yaşadığınız / yazdığınız bir masalsa.. İşte bu her şeyi çok daha “gerçekçi” ve “yaşanabilir” kılıyor. Iki melek ve alabildiğine aşk'tan müteşekkil bir masal bu, kim içine düşüp boğulmak istemez ki?! ...
©Elif Safak
Saturday, November 19, 2005
Vizyon'a takilanlar..
Evet yavas yavas mim'lerimin sonuna geliyorum. Bu sefer ki mim bir film mim'i ve sevgili Dharma beni sobelemis :o) Blogumda burada, surada ve birde burada izledigim filmlerden bahsetmistim daha önceden. Listemin cok uzun olacagi kaygisi ile sevdigim filmlerden bir kac tanesini ve ek olarakta son 2 izledigim film eklemeyi uygun buldum.. Bir zamanin 'coming soon'lari..
Benim cok sevdigim ve sinemada ilk izledigimde oturdugum yerden kalkamadigim bir film Message In A Bottle. Beni cok etkilemisti. Her yil en az 1 defa izlememe ragmen hic bikmadim bu filmden. Benimle filmi ilk izleyen Yukako muhtemelen bu filmi coktan unuttu.. Kevin Costner'i severim. Ve bu sevgim yüzünden bir keresinde Dragonfly (Im Zeichen der Libelle) filmini sinemada yanliz (yapayanliz) izlemisimdir. Digerleri baska film izlediler - alacaklari olsun.. ;o)
LuNa PaPa. Adini dahi duydukca gülümsedigim bir film. Izlemis oldugum filmler arasinda en ucugu bu film olsa gerek. Gökten bir inek dahi düsebiliyor denizin ortasinda. Kendini ucak sanan Nasreddin (Moritz Bleibtreu) kiz kardesi Mamlakat ve babasinin HiKaYe'si. Ve bir de Alik var ;o) Cok hos ve komik bir film..
Bu filmi ilk kez 6-7 yil önce bir pazartesi aksami ZDF'te cok gec saatlerde izlemistim annemle birlikte. Ikimizde cok fazla derecede etkinlemistik. Bir anne (Kathy Bates) ve kizin babalarindan dolayi cektikleri sIkIntilari ve zorluklari anlatan dramatik bir film. Dram ve thriller bir arada. Nefis..
Ve uzun zaman sinemada izleme cabasi göstermis fakat izleyememis oldugum bir film var. Koro. Les Choristes (Die Kinder des Monsieur Mathieu). Agustosta izledim. Muzigi, HiKaYe'si,.. herseyi ile cok büyüleyici ve dramatik bir film.
En son izledigim filmlere gelince. Sinemaya geldiginin ertesi günü izlemeliydik Four Brothers'i. Kardesimin secimi idi. Basta biraz olumsuz yaklassam da filmi begendim. Suanda sinemalarda izlemek isterseniz. Kimsesiz ve sokak cocuklarini annelik yapan dünya tatlisi bir annenin 4 oglu. 4 farkli erkek kardes. Annelerin ölümleriyle tekrar kasabalarina dönüyorlar. Ve HiKaYe basliyor..
Four Brothers'i izledikten sonra kendimi iyi hissetmedim ve biraz daha naif seyler bakmam gerektigi düsüncesiyle gecen yil Jutta'nin bana hediye ettigi soundtrack'ini defalarca dinledigim ve artik izlemem gerektigini düsündügüm Polarexpress'i kiraladik. Güzel bir film fakat cok sesli geldi bana. Fikir cok güzel fakat seyirciye msj verme kaygisi etkisini gideriyor filmin.. Umariz hic birsey cocukluktaki büyüsünü yitirmez!
Benim cok sevdigim ve sinemada ilk izledigimde oturdugum yerden kalkamadigim bir film Message In A Bottle. Beni cok etkilemisti. Her yil en az 1 defa izlememe ragmen hic bikmadim bu filmden. Benimle filmi ilk izleyen Yukako muhtemelen bu filmi coktan unuttu.. Kevin Costner'i severim. Ve bu sevgim yüzünden bir keresinde Dragonfly (Im Zeichen der Libelle) filmini sinemada yanliz (yapayanliz) izlemisimdir. Digerleri baska film izlediler - alacaklari olsun.. ;o)
LuNa PaPa. Adini dahi duydukca gülümsedigim bir film. Izlemis oldugum filmler arasinda en ucugu bu film olsa gerek. Gökten bir inek dahi düsebiliyor denizin ortasinda. Kendini ucak sanan Nasreddin (Moritz Bleibtreu) kiz kardesi Mamlakat ve babasinin HiKaYe'si. Ve bir de Alik var ;o) Cok hos ve komik bir film..
Bu filmi ilk kez 6-7 yil önce bir pazartesi aksami ZDF'te cok gec saatlerde izlemistim annemle birlikte. Ikimizde cok fazla derecede etkinlemistik. Bir anne (Kathy Bates) ve kizin babalarindan dolayi cektikleri sIkIntilari ve zorluklari anlatan dramatik bir film. Dram ve thriller bir arada. Nefis..
Ve uzun zaman sinemada izleme cabasi göstermis fakat izleyememis oldugum bir film var. Koro. Les Choristes (Die Kinder des Monsieur Mathieu). Agustosta izledim. Muzigi, HiKaYe'si,.. herseyi ile cok büyüleyici ve dramatik bir film.
En son izledigim filmlere gelince. Sinemaya geldiginin ertesi günü izlemeliydik Four Brothers'i. Kardesimin secimi idi. Basta biraz olumsuz yaklassam da filmi begendim. Suanda sinemalarda izlemek isterseniz. Kimsesiz ve sokak cocuklarini annelik yapan dünya tatlisi bir annenin 4 oglu. 4 farkli erkek kardes. Annelerin ölümleriyle tekrar kasabalarina dönüyorlar. Ve HiKaYe basliyor..
Four Brothers'i izledikten sonra kendimi iyi hissetmedim ve biraz daha naif seyler bakmam gerektigi düsüncesiyle gecen yil Jutta'nin bana hediye ettigi soundtrack'ini defalarca dinledigim ve artik izlemem gerektigini düsündügüm Polarexpress'i kiraladik. Güzel bir film fakat cok sesli geldi bana. Fikir cok güzel fakat seyirciye msj verme kaygisi etkisini gideriyor filmin.. Umariz hic birsey cocukluktaki büyüsünü yitirmez!Tuesday, November 15, 2005
Ye#4: HuRMa

Cölün ekmegi; bizim tanidimiz adi ile Hurma. Bu ayki yemek etkinligin konusu. Ev sahibemiz Melda konusunu aciklayinca; ilk basta uzun zamandir yapmadigim safranli, hurmali, cam fistikli arap kekimi yaparim diye düsünmüstüm. Daha sonra Urs'tan bir tarif yapabilecegimi düsündüm. Christian'da yedigim, onun yapmis oldugu portakalli hurma salatasi aklima geldi. Evde de badem püresi vardi sosu icin. Aradan zaman gecti bu fikir de kayboldu gitti. Hurmali Armutlu Milkshake'de beraberinde.. Ben yine de bu kendi uydurmasyonum olan konfektleri yapmayi basarabildim.. ;o) (Üstteki foto Ramazan'dan kalma; etrafi defne yapraklariyla süslenmis bir kasenin icinde nugatli badem toplari + hurma).

Badem Ezmeli Hurmali KonfektIci icin hurma + incir + badem ve tarcini hep birlikte mutfak robotunda karistirilir. Badem ezmesi temiz bir naylon folyo arasinda merdane yardimiyla acilir. Icine ic malzeme (yarisi yeterli) sürülür ve rulo halinde sarilir. Kenarlari bicak yardimiyla düzeltilir/kesilir. Folyonun üzerine seker serpilir ve rulo sekerin icinde bulanir. Daha sonra 1- 1.5 cm kalinliginda kesilir.

Ben kenarlarindan kalan badem ezmesini tekrar yogurdum ve icini hafif yastilastirarak ic harcindan koyup hurma süsü vermek istedigim icin hafif kakaolu sekerli karisimin icin bulandirip bi ucuna bir tane damla cikolatasi koydum.

Benim verdigim ic harcindan yaklasik 35 tane konfekt cikar sanirim. Ben yarisini kullandim. Ve 16-17 tane elde ettim. Yarisini da masanin diger kösesinde hashas ezmeli pekmezli cörek yapan anneme verdim ve bi tane cöregini sirf bu ic harciyla yapti. Bizim cok hosumuza gitti ve tekrar yapmak istiyoruz bu Hurmali Cörek'i.

Bu kuvertüre batirilmis kocaman taze hurmayi In The Pink etkinligi icin pralinler yaparken denemistim. Ben cikolataya batirilmis taze meyvelere bi türlü alisamadim..
Baska baska hurmali lezzetler: Hurmali Cikolata Soslu Pasta, Hurmali Yas Pasta, Maamool, baska bir blogcudan Maamool, Hurmali Armut, Cikolatali Hurmali Pasta, Hurmali Bademli Pilav, Hurmali Tart, Hurmali Pesto, Badem Ezmeli Cevizli Hurma, Hurmali Patlican Dolmasi, Kuzu Pirzolali Hurma, Hurmali Bademli Kurabiye, ..
Sunday, November 13, 2005
Kanatli Düsünceler

©Nercü Akkaya
Ihr geht mit Euren Gegenständen sehr vorsorglich um. Wieso tut Ihr dies nicht mit Euren Worten und Gedanken?! (Esyalariniza karsi gösterdiginiz titizligi; niye kullandiginiz kelimelerinizde ve düsüncelerinizde göstermiyorsunuz?!)
.. diye yaziyordu; dün kitapcida bakmak istedigim rafin önündeki insanlarin gitmesini beklerken gözüme ilisen kutunun icindeki bir kartin üzerinde...
Thursday, November 03, 2005
Sunday, October 30, 2005
Leyletu'l Kadr

©M. Hakan Özsarac
Önce Ali Bulac ardindan Iskender Pala'nin yazilarini okuduktan sonra bir türlü toparlayamadim cümlelerimi.. 10 bin aydan daha hayirli oldugu söylenen Kadir Gecemizin (Leyletul Kadr, Die Nacht der Bestimmung, The Night of Power) kadrine varabilmek arzusuyla..







